Kediler rahatsızlığını saklamakta ustadır; bu, avcı-av dengesinde işe yarayan bir davranışsal mirastır. Yedi yaşından sonra "olgun", on bir yaşından sonra "yaşlı" kabul edilen bir kedide sorun genellikle bir gün içinde ortaya çıkmaz, haftalar içinde milimetrik adımlarla ilerler. Bu yüzden yaşlı kedi hastalık takibinde en güçlü araç, sezgi değil kayıt tutmaktır: kilonun, su tüketiminin, kum kabı çıktısının ve uyku düzeninin kendi geçmişiyle karşılaştırılması. Aşağıdaki yaklaşım, evde uygulanabilir ölçümlerle veteriner muayenesine gitmeniz gereken anı erkene çekmeyi amaçlar.
Erken teşhis, "normalin" ne olduğunu bilmekle başlar. Kedinizin sağlıklı dönemine ait sayıları bilmiyorsanız, sapmayı da göremezsiniz. Ayda bir kez, 10 dakikalık bir kontrol rutini yeterlidir.
Yaşlı kedilerde ilk bozulan gösterge neredeyse her zaman kilodur. Mutfak terazisi üzerine taşıma kutusu koyup dara alarak 10 gram hassasiyetle ölçüm yapabilirsiniz. Referans nokta şu: vücut ağırlığının %5'ini aşan istemsiz kayıp, tek başına muayene gerekçesidir. 4,5 kiloluk bir kedi için bu yalnızca 225 gramdır; elle fark edilmesi neredeyse imkânsız bir miktar. Aynı ölçümü omurga ve kaburga palpasyonuyla birleştirin: kaburgalar ince bir yağ tabakası altında hissedilmeli, keskin şekilde görünmemeli.
Suyu ölçülü bir kapla verip 24 saat sonra kalanı ölçmek, böbrek ve endokrin sorunlarının en pratik erken uyarı sistemidir. Klinik olarak kabul edilen kaba çerçeve şudur:
| Günlük su tüketimi (kilo başına) | Yorum |
|---|---|
| 40–50 ml | Kuru mama ağırlıklı beslenen kedide beklenen aralık |
| 60–90 ml | Şüpheli artış; iki hafta düzenli kayıt tutun |
| 100 ml ve üzeri | Polidipsi kabul edilir; kan ve idrar tahlili gerekir |
Konserve ağırlıklı beslenen kediler suyun büyük kısmını yemekten alır, bu yüzden kaptan içme miktarı doğal olarak daha düşüktür. Kum kabında topaklanan idrarın boyutu ve sayısı da aynı bilgiyi verir: aynı kum miktarıyla giderek büyüyen topaklar, dilüe idrarın işaretidir. Kum kabı düzenini takip etme alışkanlığı, tuvalet eğitimi konusunda geçmişte sorun yaşamış kediler için ayrıca değerlidir; çünkü yaşlılıkta kabın dışına yapmanın nedeni inatçılık değil, ağrı ya da sık idrar ihtiyacı olur.
Uyurken göğüs hareketlerini 30 saniye sayıp iki ile çarpın. Dinlenme halinde dakikada 20–30 solunum normaldir; uykuda 35'in üzerine çıkan solunum hızı kalp yetmezliği veya akciğer sorunu açısından anlamlıdır. Kalp atışı dinlenmede 140–220 arasında değişir. Rektal ısı 38,0–39,2 °C bandındadır; 37,5 altına düşen ısı yaşlı kedide ciddi bir uyarıdır.
Aşağıdaki ayrım, "yaşlanıyor" ile "hastalanıyor" arasındaki çizgiyi netleştirir.
Kronik böbrek yetmezliği ve hipertiroidi yaşlı kedilerde en sık karşılaşılan iki tablodur ve ikisi de su tüketimini artırır. Ayırt edici nokta iştahtır: hipertiroidili kedi çok yer ama zayıflar, sesi artar, huzursuzdur, tüyü matlaşır ve dağınıklaşır. Böbrek sorunlu kedide ise iştah azalır, ağızda kötü koku, bulantı ve sabah kusmaları görülür. Tüy kalitesindeki bozulma her iki durumda ortaktır; bu nedenle tüy dökülmesindeki ani artışı sadece mevsimsel bir bakım sorunu olarak görmemek gerekir.
Yaşlı kedilerde iştahsızlığın en çok gözden kaçan nedeni diş ve diş eti hastalığıdır. Kedinin mamayı kokladıktan sonra bırakması, çiğnerken başını yana eğmesi, kuru mamadan konserveye kayması ve yerken tanelerin ağzından düşmesi tipik göstergelerdir. Ağız içine bakarken diş etinin diş sınırındaki kırmızı hattı, tartar birikimi ve kırık diş arayın. Aynı prensip köpeklerde ağız sağlığı için de geçerlidir; fark, kedilerin ağrıyı gizleme eşiğinin daha yüksek olmasıdır.
Osteoartrit yaşlı kedilerde topallamayla değil, davranış kısıtlamasıyla ortaya çıkar